26 Ağustos 2026

Milyarder yatırımcıların altın değerlendirmesi: Yükselişin başlangıcı

0
haber-gorseli-1786859658478

Altın piyasasında yılın başından bu yana yaşanan dalgalanmaların ardından yükseliş beklentileri yeniden güçlenmeye başladı. Ocak ayından bu yana en iyi haftalık performansını sergileyen değerli metalde, Fed’in faiz politikasındaki değişken beklentiler ve merkez bankalarının devam eden alımları, fiyatları destekleyen önemli faktörler arasında yer alıyor.

Altın, 28 Ocak’ta ons başına yaklaşık 5 bin 589 dolarla tarihi zirvesine ulaştıktan sonra yüzde 18’den fazla değer kaybetmişti. Rekor sonrası yaşanan sert düzeltmelere rağmen, değerli metal 52 haftalık en düşük seviyesinin oldukça üstünde kalmayı başardı. Son zamanlarda ise piyasanın yönü tekrar yukarıya döndü. Altın, haftalık bazda yüzde 7’yi aşarak ocak ayından bu yana en güçlü performansını sergiledi.

“YÜKSELİŞİN HENÜZ BAŞLANGICINDAYIZ”

On yılı aşkın süredir altına yönelik olumlu görüşleriyle tanınan milyarder hedge fon yöneticisi John Paulson, değerli metallerdeki yükseliş potansiyelinin henüz sona ermediğini düşünüyor. Paulson’a göre altın, daha uzun süreli bir yükseliş hareketinin henüz erken evrelerinde bulunuyor. Ünlü yatırımcı bu öngörüsünü kağıt paralara olan güvenin azalması ve hükümetlerin yüksek harcamalarını sürdürmesine dayandırıyor.

Son dönemdeki altın yükselişinde ABD’den gelen ekonomik verilerin etkisi büyük oldu. Beklentilerin altında kalan istihdam verileri ve enflasyondaki görece ılımlı görünüm, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) eylül ayında faiz artıracağına dair beklentileri zayıflattı. CME Group’un FedWatch aracındaki fiyatlamalara göre eylül ayında faiz artışı olasılığı yaklaşık yüzde 40 seviyesine kadar düştü. Faiz artışı beklentilerinin azalması, özellikle doların zayıfladığı dönemlerde altına yönelik destekleyici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.

Faiz getirisi sağlamayan altının alternatif yatırım araçları karşısındaki fırsat maliyeti böyle dönemlerde düşüyor. B2Prime Group’tan Eugenia Mykuliak ise yeni Fed Başkanı Kevin Warsh’ın ilk mesajlarının “temkinli ve çoğu zaman belirsiz” olduğunu belirtti. Mykuliak’a göre para politikasıyla ilgili belirsizlik, hisse senetlerinden çıkan bazı yatırımcıların güvenli liman olarak görülen altına yönelmesine katkıda bulunuyor.

Merkez bankalarının fiziki altın talebi de altının görünümünde Fed kadar dikkatle izleniyor. Özellikle Çin’in rezervlerini artırmaya devam etmesi, piyasadaki uzun vadeli yükseliş beklentilerini destekliyor. AllSource Investment Management’ın kurucusu Patrick Kennedy’nin aktardığı verilere göre Çin Merkez Bankası (PBOC), temmuz ayında rezervlerine 19,9 ton altın ekledi. Bu miktar, 2023 sonundan bu yana gerçekleştirilen en yüksek aylık alım olurken Çin’in altın biriktirme süreci de 21’inci aya taşındı.

Eski ABD Başkanı George W. Bush’un özel danışmanlığını yapmış olan Pippa Malmgren, merkez bankalarının altın talebini itibari para birimlerine yönelik güvenin azalmasının işaretlerinden biri olarak değerlendirmekte. Malmgren, ABD’nin mali harcamalarına ilişkin endişeler ile küresel ekonomideki zayıf büyüme görünümünün enflasyon riskini canlı tuttuğuna dikkat çekiyor.

GOLDMAN SACHS’TAN DİKKAT ÇEKEN ALTIN TAHMİNİ

Piyasa tarafından yakından takip edilen Goldman Sachs da merkez bankalarının altın talebinin güçlü kalmasını öngörüyor. Bankanın tahminine göre merkez bankaları, dolar ağırlıklı rezervlerini çeşitlendirme eğiliminin devam etmesiyle birlikte 2026 yılı boyunca ayda yaklaşık 60 ton altın satın alabilirler. Bu beklenti, yılın ilk döneminde yaşanan görünümden önemli ölçüde ayrışıyor. Yüksek faiz beklentileri nedeniyle altın ETF’lerinden milyarlarca dolarlık çıkış yaşanmış olsa da daha sonra bu çıkışların hızı azalmıştı.

Altın piyasasındaki hareketlilik madencilik şirketlerinin hisselerine de yansıdı. Bazı yatırımcılar doğrudan değerli metal yerine AngloGold Ashanti ve Newmont gibi büyük altın üreticilerine yönelirken, altın madenciliği şirketlerini takip eden fonlara olan ilgi de devam ediyor. Madencilik şirketleri, altındaki fiyat artışından daha fazla etkilenebiliyor; çünkü altının yükselmesi sırasında üretim maliyetlerinin aynı seviyelerde kalması durumunda kâr marjlarının değerli metaldeki artıştan daha hızlı bir şekilde yükselmesine olanak tanıyabiliyor.

Altındaki hareketlilik gümüşe de yansıdı; gümüş fiyatları da son yükseliş dalgasıyla birlikte şubat ayından bu yana en güçlü haftalık performansını gösterdi. Fed’in önümüzdeki dönemde vereceği mesajlar, doların seyri ve merkez bankalarının rezerv alımlarının devam edip etmeyeceği konuları ise altında sert dalgalanmaların yeni bir yükseliş dalgasına dönüşüp dönüşmeyeceğinde belirleyici olacak.

The post Milyarder yatırımcıların altın yorumu: Yükseliş daha yeni başlıyor first appeared on .

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir